+90 258 241 05 91

[email protected]

Cerrahi

-İleri derecede madde kaybı görülen,
-İlerlemiş dişeti iltihabı sonucu çok fazla sallanan,
-Kanal tedavisine rağmen kurtarılamayan,
-Değişme zamanı geciken süt dişleri,
-Ortodontik tedavi esnasında gerek görülen,
-Kist ya da tümör içindeki dişler çekilir..
Çekim yerine konulan tampon yaklaşık yarım saat sıkıca ısırılmalı, gerekmiyorsa değiştirilmemelidir. Tamponun birkaç kez değiştirilmesi, oluşan pıhtının bozulmasına neden olur.
Ağız su ile çok fazla çalkalanmamalı ve iki saat birşey yenmemelidir. Daha sonrada ılık şeyler tercih edilmelidir.
Yara bölgesi emilip tükürülmemeli ve 24 saat boyunca sigara içilmemelidir.
Çekim yerini temiz tutmak için 24 saat sonra yüzeysel olarak fırçalamaya başlamalı ve diş hekiminizin tavsiyesine göre antiseptikler ile gargara yapılmalıdır.
Ağrı olursa aspirin dışındaki ağrı kesiciler tercih edilmelidir.
48 saat  geçtikten sonra aşırı şişlik, ağrı ve aşırı kanama gibi şikayetler olursa hekime başvurmakta yarar vardır.
Ayrıca çekimden birkaç gün sonra dıştan bakıldığında belli olacak şekilde yüzde renk değişikliği, morarma görülebilir. Nedeni, doku içi kılcal damar kanamasıdır. On gün içinde kendiliğinden kaybolur. Cerrahi işlemden 48 saat sonra dışardan sıcak tatbiki, bu süreyi kısaltır.
GÖMÜLÜ DİŞ ÇEKİMİ
Sürme zamanı geldiği halde diş dizisinde yer almayarak kemik içinde kalan dişlere gömülü diş; eğer bir kısmı ağızda görülebiliyor, bir kısmı görülemiyorsa da yarı gömülü diş denilir. En çok alt ve üst çenede 3.molar dişler (yirmiyaş) gömülü kalır.
Gömülü kalma nedenleri
-Dişlerin anormal pozisyonları,
-Komşu dişlerin baskısı,
-Çevresel kemikte yoğunluk olması,
-Kronik iltihapların dişin üstündeki mukozayı kalınlaştırması,
-Çenede yer darlığı,
-Süt dişlerin zamanından erken veya geç çekilmesi,
-Kalıtım,
-Bazı sistemik hastalıklar.
Gömülü dişler neden çekilir
-Enfeksyona neden oluyorsa,
-Nedeni belirsiz ağrılar varsa,
-Diğer dişlerin sürmesini engelliyorsa,
-Kırılmalara neden olabilecekse,
-Kulakta çınlama, uğuldama yapıyorsa,
-Gözde görme bozukluğu yapıyorsa,
-Kist oluşumuna neden olacaksa,
-Protez yapımını engelliyorsa,
-Çeneler üzerindeki diş dizilimini bozuyorsa.
Operasyon genellikle lokal anestezi ile yapılır.
Operasyon sonrası ağrı, ödem, morarma, trismus (çeneyi açamama), enfeksyon ve kanama görülebilir.
Bu komplikasyonları en aza indirmek için; yara bölgesine tampon,
dıştan soğuk uygulaması,
antibiotik,
analjezik-antienflamatuar,
antiseptik gargara uygulanır.
  Ayrıca operasyonun yapıldığı ilk gün emip- tükürmemek ve sıcak yiyecek-içeceklerden uzak durmak önerilir. Yüzde oluşabilecek morarma yaklaşık on günde geçer. İkinci günden itibaren dıştan sıcak uygulamak bu süreyi kısaltır.
KİST OPERASYONU
   Çene kemiklerindeki kistler genel olarak içi sıvı veya püre yoğunluğunda erimiş doku artıkları ile dolu, epitel kaplı, dış taraftan çevresi bağ dokusu kılıfı ile çevrili, merkezden çevreye genişleyerek büyüyen oluşumlardır. Etraflarındaki dokuları iterek yavaş yavaş büyürler. Röntgen görüntüsü olarak yuvarlak veya oval, belirgin sınırlıdırlar.
DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ (WHO) sınıflamasına göre:
ODONTOJEN KİSTLER (Diş kökenli)
NON-ODONTOJEN KİSTLER
İLTİHABİ KİSTLER
   Kistlerin tedavisi cerrahidir. Yapılacak operasyonun tipini kistin büyüklüğü ve lokalizasyonu belirler. Ya epiteli ile birlikte tamamen çıkarılır (enükleasyon), ya da ağız boşluğu ile birleştirilir. (marsuplalizasyon) Tedaviden sonra altı aylık periyotlarda mutlaka takip gerekmektedir. Kistlerin tekrarlama olasılığı yüksektir.
APİKAL REZEKSİYON
  Diş kökünün kemik içinde bulunan ucunun ve etrafındaki iltihabi dokuların cerrahi olarak çıkarılması işlemidir.
-Kanal tedavisine cevap vermeyen kök ucu lezyonları ve problemli kanallarda,
-Kırılan kanal aletinin çıkarılamadığı ve kanal tedavisini engellediği vakalarda,
-Kök ucuna yakın kırıklarda,
-Kanal tedavisi esnasında kök ucuna doğru bir perforasyon ya da dolgu maddesinin dışarı taşması durumunda apikal rezeksyon tercih edilir.
    Lokal anestezi ile yapılır.
    Ağrı, morarma, şişme, kanama, yandaki dişlerin zarar görmesi ve sinüs açılması gibi komplikasyonlar görülebilir. Bunları en aza indirebilmek için antibiotik, analjezik-antienflamatuar kullandırılır.
    Rezeksyon olan dişe birkaç ay yük bindirilmemelidir.
    Operasyonun olduğu gün sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalı, dıştan soğuk kompres yapılmalıdır.
    Eğer morarma olursa ikinci günden itibaren o bölgeye sıcak kompres uygulamak iyileşmeyi hızlandırır. Yaklaşık on gün içinde morarma tamamen kaybolur.
PRF(Platelet Rich Fibrin)
Plateletten Zengin Plazma:
   Kişiden alınan az miktardaki kanın ozel bir santrifuj işleminden gecirilerek bileşenlerine ayrıştırılması ve elde edilen az miktardaki “platelet yonunden zenginleştirilmiş plazmanın” yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesi işlemidir. Plateletlerden salınan buyume faktorleri hucrelerin onarım mekanizmasını devreye sokarak yaraların iyileşmesini sağlamaktadır. Plateletten Zengin Plazma (PRP) uygulamasında, hedef bolgeye kan dolaşımıyla taşınabilenden cok daha fazla sayıda platelet ve iceriğinde bulunan buyume faktorlerini ulaştırılabilmektedir. Plazma icinde konsantre olarak bulunan plateletler deriye enjekte edildiğinde bunyesinde bulunan buyume faktorleri, kollajen uretimi ve yeni kılcal damarların oluşmasını uyarmakta ve cildin kendini hızla yenilemesini sağlamaktadır. PRP işlemi hastadan kan alınması ile başlar. Ozel bir filtre ve 8 dakikada 3000 devir/dakika ile santrifuj edilerek elde edilen platelet acısından zengin tedavi bolgesinde cilde mezoterapi veya dolgu yontemi ile enjekte edilir. Yontemin en onemli avantajı hastanın kendi kanından elde edilmiş olması ve alerji riski taşımamasıdır.
    Enjeksiyon bolgelerinde plateletler ve beyaz kan hucreleri sinerjik bir etki ile yoğun şekilde buyume faktorlerinin serbest kalmasını sağlar