+90 258 241 05 91

[email protected]

Tedavi

Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve dişhekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar.

Diş çürüğünün başlıca 3 etkeni vardır:

  • Bakteri plağı (Diş plağı adı da verilir),
  • Karbonhidratlı gıdalar (Şeker, un… gibi),
  • Bünyesel etkenler (Dişin yapısı. tükürüğün bileşimi… gibi)

Diş çürüğünde diş hekimine başvurmayı gerektiren en önemli belirti ağrıdır. Ağrı, soğuk, sıcak, tatlı veya ekşiden olur. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişir ve etken ortadan kalkınca ağrıda geçer; fakat tedavi edilmeyen çürüklerde ağrılar bir süre sonra sürekli olmaya başlarlar.
Çürük, daima dişin yüzeyinden başlar ve ilerleyerek dentin tabakasına erişir. Dentin, mineden daha fazla organik madde içerir. Bu nedenle çürük bu tabakada daha çabuk yayılarak dentini bir burgu gibi deler; fakat, çürüğün ilerleme hızı, kişiden kişiye ve dişten dişe çok değişir.

Çürükten Korunma

Çürükten korunmak için dişler sabah kahvaltıdan sonra gece yatmadan önce bütün diş yüzeylerine temas edecek şekilde güzelce fırçalanmalıdır. Yiyecek artıkları en çok dişlerin çiğneme yüzeylerindeki girintilerde ve dişlerin birbirine değdiği ara yüzeylerde birikir. Dişlerin iç yüzeyleri, dış yüzeyleri, çiğneyici yüzeyleri ve dilin üstü fırçalanmalı ve ara yüzlerde diş ipliği kullanılmalıdır.

Diş ipi kullanımı çok önemlidir.diş fırçası dişin her yüzeyine ulaşamamaktadır iki dişin arasını temizleyememektedir. Bu yüzden dişler fırçalandıktan sonra diş ipi ile ara yüzeyler temizlenmelidir. Yoksa fotoğrafta gördüğünüz gibi fırçaladığınız yüzeyler sağlıklı temiz kalırken iki dişin arasına sıkışan yiyecek artıkları sebebiyle çürük oluşmaktadır.

Şekerli gıdalardan ve kola gibi hem şeker hemde asit içeren içeceklerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.bu tür gıdalar tüketildikten sonra dişler güzelce fırçalanmalı şayet fırçamız yanımızda değilse artıkları diş yüzeyinden uzaklaştırmak için ağız suyla çalkalanmalıdır.Fakat bilinmelidir ki bu tür yiyecekler tüketildiği sürece çürük oluşmaktadır.

Şekerli yiyecekleri ana öğünlerde tüketmeye çalışmak ve yemek aralarında bir şey yememeye gayret etmek de diğer bir önlemdir.

Dişhekimine muntazam aralıklarla başvurmak bir çürüğü önlemek ya da erken yakalamada en iyi yoldur. Ayrıca sıcak ve soğuğa duyarlı dişler ya da ağrılı dişlerde veya tebeşirimsi renkte olan başlangıç çürükleri, kahverengi renklemeler ve oyuklar gibi durumlarda vakit geçirilmeden hekime başvurulması tedavinin şeklini değiştirecek ve zorluğunu az altacaktır.

Şekerli ve unlu yiyeceklerle bakterilerin buluşması sonucunda çürükler oluştuğuna göre herkes için bir tehlike var demektir. Ancak beslenmelerinde karbonhidratlı ve şekerli yiyeceklerin oranı çok yüksek olanlar bir de sularında florür oranı çok düşükse çok daha fazla çürük tehlikesi altındadırlar.

Bakteri plağı tarafından oluşturulan aside karşı tükürük doğal bir savunma mekanizması oluştursa da tek başına çürüğü önleyemez.Tükürük akışını ve miktarını azaltan hastalıklar ya da ilaçlar da çürük oluşumunu hızlandırmaktadırlar. Bu nedenle de dişhekimleri tükürük akışını artırdığı için şekersiz sakızları sıklıkla önerirler.

Kola gazoz gibi asitli ve şekerli içecekler hem çürük oluşumuna sebep olur hemde dişlerde aşınmaya sebep olurlar.

Dolgu yapımında lokal anestezi gerekir mi?

Çürüğün büyüklüne göre değerlendirme yapılır.İlerlemiş çürüklerde ağrı hissedilmemesi için genellikle lokal anestezi uygulanır.

ARA YÜZ ÇÜRÜKLERİ

Sağlammış gibi gözüken küçükazı ve büyük azı dişlerinin çürüğü ortaya çıkarılmış!Bu tip çürükler genelde radyograflarda ortaya çıkar…

Diş çürükleri başlangıç,orta düzey ve ileri düzey olarak sınıflandırılabilir.

Başlangıç düzey: Micro invazive yöntemlerle çürük başlangıcı elimine edilip,fissür örtücü,akışkan kompozit,flor tatbiki gibi koruyucu yöntemlerle önlenebilir.

Orta düzey:(Bu dişler hafif dereceli sıcak soğuk hassasiyeti ve şekerli,tatlı yiyeceklerde hassasiyet gösterir)kompozit yada porselen dolgularla restore edilir.

İleri düzey:(Bu dişlerde anormal sıcak soğuk hassasiyetleri,kendiliğinden başlayan,zonklayıcı tarzda ve genelde gece artan ağrılar ve hatta ağrı kesicilerin bile yetersiz kaldığı ağrılar mevcuttur)Bu semptomlar çürüğün dişin pulpasına(sinirlere) ulaştığını gösterir.

Çok düşük bir ihtimalle çok derin bir dolgu dişi kurtarmaya yetebilir ki buna kuafaj denir(Dişin sinirine dokunulmadan fakat oldukça teğet,yakınından geçen ve dolgunun altına hassasiyet giderici maddelerin konması işlemi)
Dişin siniri dolgu altında vital(canlı) kaldığı ve dolguda direk sinire temas ettiği için ilk günler ve haftalarda soğuk hassasiyeti görülmesi normaldir.Belli süreden sonra(1-3 ay) hala soğuk hassasiyeti var ise o zaman kanal tedavisine başlanır.